DOLAR 31,4265 0.39%
EURO 33,9034 0.04%
ALTIN 2.055,660,15
BITCOIN 19194980,20%
İzmir
16°

PARÇALI BULUTLU

13:21

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

AI DRONE İNSANI YENDİ!
85 okunma

AI DRONE İNSANI YENDİ!

ABONE OL
Ekim 1, 2023 20:07
AI DRONE İNSANI YENDİ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Yapay zeka nihayet “drone”ları da insandan hızlı hale getirdi. Hayatımızı kolaylaştıran örneklerden biri de ODEA’nın yapay zeka destekli akıllı yatırım danışmanı Rob’O https://odea.biz/3PpP1Pd (iş birliği)

Yapay zeka ne zaman ve hangi alanlarda insan zekasını tam anlamıyla geçecek?

Kontrolden çıktığında insanlığa zarar verebilir mi?

Askeri alandaki kullanımı ne tür riskler barındırıyor?

Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişki nasıl şekillenecek? İş birliği mi yoksa rekabet mi olacak?

Yapay zeka bir gün kendi kendine bilimsel keşiflerde bulunabilir mi?

Onun getirdiği verimlilik artışı insan emeğini tamamen ortadan kaldırabilir mi?

Etik karar alma yeteneğine sahip olabilir mi?

Yaratıcılık, sanat, mizah gibi insani yetenekleri geliştirebilir mi?

Yapay zeka ile insan zekasının birleşimi ne gibi yeniliklere yol açabilir?

Yapay zekayı insanlığın icat ettiği ilk makinelerden biri olan tekerleğe benzetiyorum. Tekerlek nasıl insanlığa hareket kabiliyeti kazandırmışsa, yapay zeka da bilimsel keşifleri hızlandırıyor.

Satranç’tan drone yarışlarına, protein yapılarını çözmekten görüntü işlemeye kadar pek çok alanda insan zekasını geçmeye başlayan yapay zeka örnekleri hayatımıza girdi. AlphaGo, AlphaFold, Swift gibi yapay zeka sistemleri artık insan uzmanlardan daha hızlı ve daha başarılı sonuçlar alabiliyor.

Ancak yapay zekanın askeri alanda kullanımı konusunda da haklı endişelerimiz var. Özellikle insansız hava araçlarında yapay zeka kullanımı, insan kontrolünden çıkma riski taşıyor.

Yapay zeka hem büyük faydalar sağlayabilir hem de kontrolden çıkarsa tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle her yönüyle tartışılmalı, akılcı ve yapıcı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Tek bir bakış açısı yerine tıpkı Ambulans filmindeki hava çekimleri gibi konuyu 360 derece kapsayan bir perspektif benimsememiz gerek.

Soru, Çalışma, Hipotez, Test, Değerlendirme, Rapor.

İşte kendimiz için geliştirdiğimiz bu zincirin artık her bir basamağında, ya yapay zekanın, ya yüksek işlem kapasiteli bilgisayarların ya da robotiğin ayrı bir katkısı var. Bilim sayesinde keşfettiklerimiz, keşif hızımızı arttırıyor. Kendi kendini hızlandıran bir sistem! İlk paradigma: Başlarda her şey sadece gözlemler ve deneylerle ilerliyordu. Yuvarlanan kütükleri gözledik, acaba biz de benzerini yapabilir miyiz diye denedik. Tekerleği icat ettik. Gözlem ve deney. Sonra bilimler ortaya çıkmaya başladı, yasaları keşfettik. Bu da ikinci paradigma. Daha sonra bilgisayar devreye girdi, daha da hızlandı. Simülasyonlar, modeller… Üçüncü paradigma oldu. Derken büyük veri çağı başladı. Süreç daha da hızlandı. Makine öğrenmesi, desenler, anomaliler… Bu da dördüncü paradigma. Şu anda ise yeni bir paradigma kaymasının içerisindeyiz. Artık tekerlekle başlayan makineleri keşif maceramızda, onların da öğrenmeye başladığı bir dönemdeyiz. Sadece öğrenmekle kalmayıp bizimle dans ediyorlar. Bilimsel keşiflerlerin o basamaklarına destek oluyorlar. 

Nasıl mı? Zincire geri dönelim.

Soru: Bu adımda yapay zeka, alandaki bilgiyi analiz ederek, bilgi açıklarını tespit edip, yeni sorular bulabilir.

Çalışma: Yapay zeka gerekli bilgiyi bulup, akıl yürütmeyle birleştirebilir.

Hipotez: Jeneratif modeller, keşiflerimizi genişletecek yeni hipotezler ortaya atabilir. 

Test: Robotik laboratuvarlar sayesinde deney setleri otomasyona bağlanarak insana ihtiyaç duymadan daha hızlı sonuçlar elde edebilir.

Değerlendirme: Simülasyonlar ve deneylerden elde edilen sonuçlarla birleştirerek anomaliler ve yeni desenler ayıklanabilir.

Rapor: En sonunda makinenin ürettiği bilgi, yeni hipotezlere ve sorulara yol açar.

Yani bir anlamda bu bir çembere dönüşür. Ya da tekerleğe… Ve dönemeye devam eder. Bu bir süreç. Keşif süreci. Bir soruyla başlayıp, yeni şeyler öğrenip, keşfedip, başka yeni sorulara sayfa açan, ve artık otomasyona bağlanan bir süreç.

Özellikle hipotez, yani yaratıcılık gerektiren kısmı hala oldukça sorunlu. Fakat test ve değerlendirme kısmına onu oldukça iyi entegre etmeyi başardık.

AlphaFold’un geliştiricileri, bilinen yaklaşık 100 bin proteinin yapısını bu yapay zekaya öğrettiler. Bu sayede bir proteinin yapısını sadece birkaç dakika içerisinde atomik hassasiyette çözebilir hale geldiler. O bilgisayarı kullanan araştırmacı yıllardır yavaş yavaş ilerleyen çalışmalarının inanılmaz bir hız kazandığını söyledi. Buradan özellikle sağlık gibi hassas bir konuda boş umutlar vermek istemem ama önümüzdeki 10 yılda protein kaynaklı hastalıkların ve pek çok kanser çeşidinin tedavisinde önemli başarılara imza atılabilir diye düşünüyorum. Çünkü AlphaFold gibi bir yapay zeka yardımıyla bilimsel adımlardan oluşan o tekerlek her zamankinden hızlı dönmeye başladı. 

Araştıran ve Yazan: Turan Ögetay Kayalı, Barış Özcan
Kurgulayan: Alperen Çatak

Videonun tüm metni ve kullanılan kaynaklar:
https://barisozcan.com

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP